29 Ağustos 2012 Çarşamba

Yaşamaya ve biraz, çok az da aşka dair ....

Uzun zamandır bir şeyler  yazmıyordum. Yalnızdım.yalnızım ama yazamıyordum. Filmler izleyip,kitaplar okuyup,defalarca aynı sahneleri izleyip aşkı arıyordum.Gerçek hayatta değil,Ütopya'da arıyordum o yüzden bulamadım.Nedenini bildiğim için...

Yaşamam gerekmiyor mu yoksa hak etmiyor muyum,hiç bir fikrim yok.Fakat çok kalp kırıcı bir durum bunu biliyorum.Birisi yüzünden değil birisi olmadığı için kırılıyor kalbim öyle işte...

Hayallerim çok büyük.Benden,içinde bulunduğum bu ortamdan bile çok büyük. Topu topu iki tane ama gerçekleşmesi biraz zor iki tane hayallerim. Şuan onun için yaşıyorum diyebilirim.Kimse "helal" parayla yapamayacağımı söylüyor."Gerçekçi" olmamamı söylüyorlar,"bana" ...
 İz bırakmayı çok istiyorum.Ya evet eğer iz bırakırsam bu dünyada para da kazanabilirim.Çok para, hayallerimi gerçekleştirecek olan o çok para...Para göz asla değilim öyle çok para derken türk filmlerindeki kötü kadın gülüşü atmadım nihahahahha diye . Sadece şu iki hayalim için,yoksa ölsem bile üzülmem, cidden bak.

Ya aslında, aşkı browni keke benzetecek olursanız,çok korkarım.Severim browniyi ama çok tutamam tabağımda.Sütlü bir tatlı olsun aşk.Yaz-kış hayatımda sorunsuz bir şekilde yer alsın.

İyi davranmak hep içimden gelen bir duygu olmuştur.Hep de olsun lütfen.O kadar kötü ki dışarısı inadına iyi olasım,herkesi utandırasım var, neden bilmiyorum.Bir yazar,oyuncu,moda ikonu ve belki hiç bir şey olacağım.Olacağım ve olduğum tek şey "iyi" .Hep iyiydim ve hep olacağım...