19 Eylül 2012 Çarşamba

Sadece Birileri Daha Çok "GEMİ" Alabilsin Diye Bütün Bu ÖLÜMLER ....

Şimdi bahsedeceğim konu kimilerine göre ; "aman çok sıkıcı sen mi kurtaracaksın bu ülkeyi ; şşş sessiz konuş kimse duymasın bak ya da aferin araştır oku kızım..." diyecek türden...

Zaman o kadar berbat bir zaman ki ; hani bir şey olurken deriz ya ne yeri ne de zamanı diye aynen öyle zaman eskisi gibi değil yer ise ne yeri her yer satılmış ne yerinden bahsediyoruz ki ....

Ben ülkemi severim aslında.Ama şuan ne yazık ki ülkemi göremiyorum bile malesef. Şu yazdıklarım tamamen benim görüşüm,kimisi karşı çıkar kimisi helal olsun der açıkcası beni pek de ilgilendirmiyor.Hazır azıcık bir özgürlüğümüz kalmışken yazmak istedim yarın ne olacağımız belli değil.Ne bu ülkeye çocuk dünyaya getirmek isterim ne de bu ülke için bir şey yapmak.Fakat içim el vermiyor aklım almıyor çoğu zaman ne bu düşmanlık diye düşünüyorum.Neden ya ? Önceden böyle değildi.Şimdi ise mezhep ayrımları göz önünde yapılıyor , insanlar sohbet ederken hep birbirlerini suçluyor, sanki madalya veriyorlar... Benim görüşüm böyledir diyorum kardeşim beni dinliyorsan eğer eyvallah dersin sen de kendi görüşünü söylersin ben de onu dinlerim sonuçta değil mi.İnsanlar sadece suçluyorlar; sevmiyorlar bakmıyorlar bile gözlere sadece korkutucu bir şekilde suçluyorlar.Ve ben her gün görüyorum her gün ölüyorum sanki.

Her şeyden önce o kişiye şuralı buralı şu dinden diye değil "insan" diye bakabilmektir olay.Bana dinsiz diyorlar "ben Kur'an okuyorum" diyenler oluyor.Ne güzel tabi ki okuyacaksın ama anlamalısın okuduğunu.Orada insanları hor görmek, öldürmek günah mesela.Ama sen Kur'an okusan ne olur sen her gün birini öldürüyorsun bir de olaya böyle bakmak lazım bence...

Okumak, araştırmak , okuduğunu anlamak ve insanları dinlemek bu kadar basitken insanların çoğu bunların hiçbirini yapmıyor.İşlerine ne kolay gelirse kulaktan kulağa bilgilerle gelip beni yargılıyor ya ben bütün sabrımla onunla konuşuyorum.Ama çok ta muhattap olamıyorum çünkü ne desem de anlamayacak gene de bir umut konuşuyorum ama görevim bir insanı cehalleten kurtarmak çünkü....

Önceden Ermenisi ,Yahudisi bir arada kardeş gibi yaşarken şimdi daha konuşmadan derdini anlatmadan kelleni uçuruyorlar. Ben buralıyım diyorsun da adam sana "aaa sen .... sin " diyor. Ulan insanım be ne alakası var ne bu ön yargı ne bu düşmanlık. Artık her gün malesef bir sürü şehit veriyoruz da devletin başındakilere hala helal olsun diyenler oluyor ben de bunu anlamıyorum.Vatan sağ olsun diyorlar da garip analar hani vatan nerede hee Amerika'nın oyuncağından bahsediyorsanız evet haklısınız çok özür dilerim.

Bir adamın oğlu öldü geçenlerde.Sevmiyor olabilirsin o adamı ki ben de içinde bulunduğu siyasi partiyi sevmem desteklemem ama iyi ki öldü şimdi anlasın insanları da denmez be kardeşim.Hiç mi korkunuz yok yarın bir gün o olay benim başıma gelir diye.Dünyadaki en büyük acılardan birsidir evlat acısı ama insanların o kadar gözü dönmüş ki ölsün de ne olursa olsun diyor.Ama ne hikmetse bunları düşündüğüm için gene ben suçlu oluyorum.

Dediğim gibi  bu ülkede yaşanmaz ; aslında bakarsan yaşanmıyor da. Çoğu insan yaşadığını zannediyor sadece o kadar.
Birileri daha çok araba,ev,yat,kat,GEMİ alacak diye her gün bir sürü ana ölüyor evlatlarıyla birlikte bilmem birileri beni anlayabiliyor mu acaba? Cevabı da biliyorum ya neyse .....

29 Ağustos 2012 Çarşamba

Yaşamaya ve biraz, çok az da aşka dair ....

Uzun zamandır bir şeyler  yazmıyordum. Yalnızdım.yalnızım ama yazamıyordum. Filmler izleyip,kitaplar okuyup,defalarca aynı sahneleri izleyip aşkı arıyordum.Gerçek hayatta değil,Ütopya'da arıyordum o yüzden bulamadım.Nedenini bildiğim için...

Yaşamam gerekmiyor mu yoksa hak etmiyor muyum,hiç bir fikrim yok.Fakat çok kalp kırıcı bir durum bunu biliyorum.Birisi yüzünden değil birisi olmadığı için kırılıyor kalbim öyle işte...

Hayallerim çok büyük.Benden,içinde bulunduğum bu ortamdan bile çok büyük. Topu topu iki tane ama gerçekleşmesi biraz zor iki tane hayallerim. Şuan onun için yaşıyorum diyebilirim.Kimse "helal" parayla yapamayacağımı söylüyor."Gerçekçi" olmamamı söylüyorlar,"bana" ...
 İz bırakmayı çok istiyorum.Ya evet eğer iz bırakırsam bu dünyada para da kazanabilirim.Çok para, hayallerimi gerçekleştirecek olan o çok para...Para göz asla değilim öyle çok para derken türk filmlerindeki kötü kadın gülüşü atmadım nihahahahha diye . Sadece şu iki hayalim için,yoksa ölsem bile üzülmem, cidden bak.

Ya aslında, aşkı browni keke benzetecek olursanız,çok korkarım.Severim browniyi ama çok tutamam tabağımda.Sütlü bir tatlı olsun aşk.Yaz-kış hayatımda sorunsuz bir şekilde yer alsın.

İyi davranmak hep içimden gelen bir duygu olmuştur.Hep de olsun lütfen.O kadar kötü ki dışarısı inadına iyi olasım,herkesi utandırasım var, neden bilmiyorum.Bir yazar,oyuncu,moda ikonu ve belki hiç bir şey olacağım.Olacağım ve olduğum tek şey "iyi" .Hep iyiydim ve hep olacağım...

19 Temmuz 2012 Perşembe

Gelecekteki SEVgiliye dair birkaç cümle ...




Okumam gereken kitaplar,almam gereken notlar var ve belki de dinlemem gereken şarkılar…
Aslında seni bekliyorlar sen gelmeden bir kaçı yapılmış durumdalar ama olsun seninle daha farklı olacak bunun da farkındayım.
Gelecekteki sevgili; umarım şiir seversin ama şu ağlak insanlardan olmanı da istmem açıkcası.Bu kaba olmanı gerektirmiyor tabi ki.
Sanırım aynı tarz müzikleri seviyoruz.Hani öyle bir şey olsun ki bazen susalım ve şarkılar çalınsın biz öyle anlaşalım ne demek istediğini bir saksafon sesinden anlayabileyim.Ne bileyim öyle işte…
Sanata ve sanatçıya duyarlısındır umarım.Ben öyleyim de ondan şey ettim.Aslında seninde savunduğun şeyler olacak elbet hep aynı olmayacağız olmayalım da zaten.Hep sırlı gibi olman seni keşfetmekten bıkmamama neden olacak.Ve belki de ilişkimiz çok daha sağlam olacak.Ben nasıl olmalıyım? Ben hep kendim oluyorum ve işte bu yüzden yalnızım.Ya da beceriksizin tekiyim.Belki de öteki eşimi arıyorum  ve sanırım o da sensin…
Burçlarımız uyumlu olamayabilir ama gezenlerden etkilenmeliyiz belki de.Sümerlere karşı hep bir saygım olmuştur umarım anlarsın beni .
Acaba sen de benim gibi yabancı dizi izleyip Amerikan aksanıyla İngilizce cümleler söylüyor musun ? Biliyor musun çok komik oluyor. Güleriz … Çoğu zaman gülmeliyiz zaten.
Belki ölümüne futbol diyenlerdensin.Korkma ofsayt ne diye sormayacağım sana ama inan her futbol izlediğinde ben de seni izleyeceğim çünkü belki de erkekler sadece o zaman doğal ve gerçek olabiliyorlar, he bir de baba olduklarında. Ama korkma baba olmana çok zaman var karpuzun çekirdekleri kadar çok hem de ….
Kadınların kafası hep karışıktır, bunun için rica ederim daha çok karıştırma kafamı. Eğer kıskanıyorsan beni söyle açıkça tuhaf testler e tabii tutma beni. Hemen anlarım zaten anlarım da dedim ya kafamız karışık diye …..
Gelecekti sevgili ; öyle pizza siparişi verir gibi dilemedim hiç seni.Saçı sarı , gözleri mavi , üçgen vücut değildi isteklerim sadece yukarıda yazdığım birkaç cümle işte. Belki daha zor ama inan daha gerçek….

12 Mart 2012 Pazartesi

Yeşil Gözlü Halam'a :)

Nasıl başlasam bilemedim şimdi.Bundan çok ama çok uzun zaman önce ben daha yeni yazmayı öğrenmişken mesela çok sevdiğim bir insana ; YEŞİL GÖZLÜ HALAM diye başlamıştım yazıma.Çünkü halam cidden yeşilk gözlüdür ve ben onun gözlerine oldum olası bayılırım.Bu yazım kişiye özeldir söz vermiştim ve yazmam gereken bir kaç şey var işte.Hani hep söylerler ya gözden ırak olan gönülden de ırak olur diye. Eğer bu bilim adamlarının tezi olsaydı bu tezi çürütmüş iki insandık halamla ben.Bunu yirmi üç yaşımda anlayabildim ancak çünkü olaylar tam da şu an oldu.On belki on beş senedir görmediğin bir insan telefonla görüşüyorsun tamam ama göremiyorsun,koklayamıyorsun,nasıl espirilerden hoşlanır ,neye güler,neye sinirlenir,ne yemeği sever hiç bir şey bilmiyorsun.Bizde halamla böyleydik işte.O uzaktaydı ona göre de biz uzaktaydık,uzaktık işte.Aynı gökyüzüne bakıp belki de aynı türküyü dinliyorduk ama yan yana değildik malesef.Onun geleceğini duymak heyecandan kusmama neden olmuştu.O da heyecanlıydı ve bu mükemmel bir şeydi.Ona da söyledim burada da söyleyeyim ben hep aramız biraz soğuk olur diye bekliyordum açıkcası nasıl birisiyle karşılaşacağımı bilmiyordum ki bildiğim tek şey gözlerinin yeşil olmasıydı belki de.Ama bir gün işten eve geldim ve kapıyı bana o açtı.İnanamadım onca sene onsuz geçen onca sene bir anda yok olmuştu ne garip.Yeşil gözleriyle HOŞ GELDİN dedi bana bi sarıldım boynuna bilmiyorum kaç saat öyle kaldık kapıda.Çok aşırı güler yüzlü çok aşırı komik çok aşırı hassas ve hepsinden çok güzel.....
Halam benim en yakın arkadaş listeme girdi bile. Onunla vakit cidden güzel geçiyor.Yeni bir dizi gibiydi herşey mükemmel.Onu kızdırıyorum ve mimiklerini izliyorum sadece çok hoşuma gidiyor.Dayanamıyor bana zaten hemen gülüyor.Gülmeyi çok seviyor ben somurtkan birini beklerken o en güzel haliyle gülüyordu ,mutluydum,mutluyum.Bilmem o bizi nasıl buldu? Ben gene aşırı doğal halimle onun karşısındaydım.Yapabildiğim en belkide tek şey işte....
Bu yazıyı sana yazdım halacığım tıpkı içimden gelerek söz verdiğim gibi.Biliyordun sevgimi şimdi ölümsüz,kalıcı oldu.Ya ne diyorum biliyor musun? Nisan olsa da gelsen :))

1 Mart 2012 Perşembe

Öyle Bir Kaç Gün İşte .....

Aslında yorulmuştum.Bir kaç gece üst üste eğlenmeye çıkmıştık ,tek izin günüm vardı bütün gün uyuyarak geçirmiştim filan ama güzeldi.İnsanın yaptığı çoğu şeyden pişmanlık duymaması hoş bir şey.Hayatımda sürekli karşılaştığım "ironi" ile gene karşı karşıya kalmıştım.Aslında artık şaşırmıyor,isyan etmiyordum.Gülüp geçiyordum çünkü çekiyordum garip olayları ve bu sanki bu oyunun kuralları gibiydi,hayatımdan bir şeydi artık.Gecenin bir yarısı hatta sabaha karşı Taksim'de kız kıza başına bir şey gelmiyor da insanın kendi evinin civarında güpegündüz yaşlı bir amca tarafından söz tacizine maruz kalabiliyorsunuz.Tamam adamın amacı kötü olmayabilir hatta sadece çok meraklı olabilir ama oluyor işte gelip beni buluyor ve o" tehlikeli" diye tabir edilen yer aslında çok da" masum" duruyor bu olay karşında. :)) Dediğim gibi kanıksamış bir durumdayım artık tuhaf yol arkadaşlarım oluyor.İnsanlarla muhabbet etmeyi seviyorum ama hepsiyle değil tabi.İnsanın başını belaya sokan tipler de var ama dediğim gibi onlarla muhattap olmamaya çalışıyorum.Hatta geçenler de ilk defa hem cinsimle güzel bir sohbet içinde buldum kendimi.Okuduğum kitabı o da okumuş ve yorumlar yaptı çok seveceğime dair ve onun çok sevdiğine dair.İnsan böyle şeylerle bile mutlu olabiliyor,ben de okuduğum yere kadar konuşabildim çok sevdiğimi heyecanla okuduğumdan filan bahsettim.İlk defa tanımadığım bir  hem cinsimle güzel bir muhabbet içindeydim ve bu beni mutlu etmişti. :)) Hatta bana bir hoşluk yapıp önümde oturan ve kulaklığı hoparlör görevi yapan metal müzik dinleyen depresyonlu genci dürtüp sesini biraz kısmasını rica etti.Gülümsedim ben de .Şuan bu yazıyı yazarken babam "İşin nasıl gidiyor" diye sordu ben de "izinliydim bugün "dedim "hayır onu biliyorum da genel olarak soruyorum rahatsız eden var mı ortam nasıl bir şey varsa söyle hemen topuklarına sıkayım " dedi.Kahkahalarla "mafyalığa gerek yok babacığım şimdilik keyfim yerinde" dedim.Ama hoşuma gitmiyor da değil hani benimle sürekli şakalaşır ama işte öyle hoş yani ....
Ha bu arada cumartesi günü canlı canlı izleyeceğim dövme seansında tam anlamıyla fikrimi vereceğim.Büyük bi ihtimal ben de haftaya yaptıracağım ama gene de izlemek istiyorum canım çok kıymetli ya bir de miniğim ya ,aman tamam ya hafif tırsıyorum ama ne olursa olsun yaptıracağım ya valla bak .Öyle umuyorum yani :))) İşte bir kaç günüm böyle geçti.Öyle Oscar veya Grammy filan almadım yani .Neyse ... :))